YARIŞMA HAKKINDA

ÇANAKKALE ROTARY KULÜBÜ

31. ÇANAKKALE BOĞAZI YÜZME YARIŞMASI

Çanakkale Rotary Kulübümüzün Toplum Hizmetleri arasında yer alan Çanakkale’nin mavi sularında ve mitolojik ortamda 30 yıldır sürdürdüğümüz geleneksel yarışmamız ilk kez 1986-87 yıllarında dönem başkanımız Rtn. Özer ÖNER’in değerli katkılarıyla ortaya çıkmıştır.

İlhamını Çanakkale Boğazında yaşanmış bir antik çağ hikayesinden alan yarışmamız, Hero ve Leandr’ın kavuşmasını temsil etmekte ve her yıl 30 Ağustos tarihinde yapılmaktadır. İlk olarak 1986 yılında yapılan yarışmamız sadece 1999 yılında yaşadığımız deprem dolayısıyla iptal edilmiş olup, o yıl yarışmamız bütçesine ayrılan miktar Kocaeli’nde yapımı gerçekleştirilen Rotary Kocaeli Hastanesine bağışlanmıştır.

Yarışmamız Parkuru; Avrupa yakasındaki Eceabat Kumsalı ile Asya Yakasındaki 3.5 deniz mili ( 6.482 metre ) mesafedir. Yarışmamız için ön görülen süre 105 dakikadır.

Yarışmamız; Çanakkale Valiliğimiz, Belediye Başkanlığımız’ın destekleri, kulübümüz üyeleri, eşleri, Rotaract ve İnteract Kulüp üyelerimizin görev alarak çabaları, sponsor firmalarımızın katkıları ile sürmektedir.

Yarışmamız ilk yapıldığı tarihten bu yana giderek gelişmiş, büyümüş ve uluslar arası olma özelliğini kazanmıştır. 30 Ağustos 2017 tarihinde yarışmamızın 31. Sini gerçekleştireceğimiz bu günde 30 Ağustos Zafer Bayramını hep beraber kutlayacağız.

Türkiye’nin 2. Boğaz Yarışması olan ve tarihsel yapısı gereği etkileyici bir parkurda katılımlarıyla ve destekleriyle bu güne kadar bizi yalnız bırakmayan Çanakkale Valiliğimiz, Çanakkale Belediye Başkanlığımız, Boğaz Komutanlığımız, Eceabat Belediye Başkanlığımız, Emniyet Müdürlüğümüz, İl Dernekler Müdürlüğümüz, Gençlik Spor Müdürlüğümüz, Sağlık Müdürlüğümüz ve sponsor firmalarımıza, Çanakkale halkına tüm yarışmacı arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, böylesine anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan dolayı Çanakkale Rotary Kulübü olarak onur ve mutluluk duyuyoruz.

EREN GÜNAL

2017 / 2018

DÖNEM BAŞKANI 

 

HERO VE LEANDROS

heroleandros

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çok eski zamanlarda, bugün bizim Çanakkale boğazı dediğimiz “Hellaspontos” un Avrupa kıyısında, Sestos adını taşıyan bir şehir bulunuyordu. Bu şehir surları arasında Aphrodite için yapılmış büyük bir tapınak vardı. Bu tapınakta HERO adında çok güzel bir rahibe vardı, bu rahibe güzelliği ile dillere destan olmuştu. Aphrodite mabedindeki kumrularla ilgilenen HERO’yu gören onu Aphrodite’in kendisi zannederlerdi. Bu genç rahibe güzel olduğu kadar alçak gönüllüydü de. Bu yüzden Aphrodite bu kızı kıskanmak bir yana onu çok severdi.

Her sene ilk baharın gelişi ile birlikte Sestos’ta şenlikler düzenlenir çevre şehirlerden insanlar akın akın buraya gelir Aphrodite’in mabedini ziyaret ederlerdi. Aphrodite’in çok genç ölen sevgilisi Adonis’in şerefine bir törendi bu. İşte böyle bir bayram günü Leandros adında yakışıklı bir genç Aphrodite’in mabedindeki bir ayine katılmıştı. Abydos’lu olan LEANDROS getirdiği hediyeleri sunmak üzere mihraba yaklaştığında. Güzel rahibe HERO’yu görünce aklı başından gitti adeta, daha ilk bakışta ona aşık olmuştu. Ayin boyunca gözlerini güzel rahibeden ayıramamıştı. Sanki karşısındaki Aphrodite’in ta kendisiydi. LEANDROS gün batıncaya kadar mabedinin bir köşesinde bekledi. Ziyaretçiler bir bir mabedi terk edince yavaşça mabet de tek başına kalan HERO’ya yaklaştı. Rahibe genç delikanlıyı görünce ürkerek geri kaçtı. Ama LEANDROS onu durdurdu. Ve oracıkta mihrabın önünde HERO’ya duyduğu aşkı dile getirdi.

O günden sonra LEANDROS HERO’nun tüm itirazlarına rağmen her gün mabede gelip genç rahibeye duyduğu aşkı anlattı. HERO defalarca ona bir rahibe olduğunu ve böyle bir aşka karşılık veremeyeceğini söylediyse de LEANDROS pes etmedi. Duyduğu sevgi öylesine büyüktü ki bir gün mutlaka hak ettiği karşılığı alacağına inanıyordu. Ve tüm çabaları ısrarları sonunda arzusuna kavuştu. HERO da onu seviyordu ancak aralarında büyük bir engel vardı. HERO deniz sahilinde ıssız bir kalede yaşlı bir kölenin kontrolü altında yaşıyordu, üstelikle LEANDROS’un yaşadığı şehirle aralarında denizde vardı. Ama LEANDROS aşkı uğruna her şeyi yapmaya hazırdı..buna gece karanlığında yüzerek denizi geçmekte dahildi.

O akşam yaşadığı şehre geri döndüğünde sahile inerek denizi seyretti, gözleri ile karşı kıyıdaki kaleyi arıyordu. Bu sırada rüzgar şiddetini artırmış, bulutlar ayı ve yıldızları kapatarak ortalığı karanlığa boğmuştu. Issız kalede köle ile birlikte oturan HERO endişe ile dışarıyı izliyordu. Bir ara yaşlı kadına dönüp; “Bu korkunç gecede kim bilir kaç balıkçı yolunu bulup evine dönemeyerek kendisini bekleyen karısının çocuklarının boynunu bükük bırakacak” dedi. Bence karanlıkta yolunu kaybeden denizcilere yol göstermek, onları felaketten kurtarmak için kalenin üstüne bir meşale yakarsak Aphrodite’i de sevindirmiş oluruz” Bu sözlerle yumuşayan yaşlı kadın yerinden kalkıp bir meşale yaktı ve kalenin tepesine kolayca görülebileceği bir yere koydu. Esen rüzgar onu canlandırdı alevi daha da yükseldi ve etrafı aydınlattı.

HERO heyecanla dışarıyı seyrederken duyduğu bir sesle kalbi küt küt atmaya başladı. Denize doru baktığında dalgalarla boğuşan birini gördü bu LEANDROS’tan başkası olamazdı..onu yaşlı köle de görmüştü. Aşağı inip delikanlıya kıyıya çıkabilmesi için yardımcı oldu ve onu rahibenin odasına götürdü.

LEANDROS yorgunluktan bitkin ama sevdiğini tekrar görmekten mutlu bir halde genç rahibeye sarıldı. Yaşlı köle buna çok şaşırmıştı ancak onlara engel olmadı. O günden sonra LEANDROS her gece Hellespostosu yüzerek geçiyor, sevdiğine ulaşıyordu. Günler haftalar aylar geçti ve güzel yaz günleri geride kaldı ve kışa yaklaştılar. Deniz eskisi gibi sakin ve sıcak değil, dalgalı ve soğuktu. HERO her gece yüzerek boğazı geçen LEANDROS için endişelenmeye başlamıştı bu yüzden ona bir süre birbirlerini görmemeleri gerektiğini söyledi. Bahar gelinceye kadar ayrı kalmaları gerekiyordu. Kışın boğazı yüzerek geçmek çok tehlikeliydi.

LEANDROS her ne kadar istemese de sevdiğinin bu isteğine boyun eğdi. Ve bahara kadar gelmeyeceğine dair ona söz verdi. Ama bu ayrılığa sadece bir kaç gün dayanabildiler. LEANDROS HERO’nun yolladığı özlem dolu mektubu okuyunca daha fazla dayanamayarak hiç düşünmeden kendini azgın dalgaların kucağına attı ve bir an evvel sevdiğine kavuşabilme arzusu ile dalgalarla boğuşmaya başladı. Fırtına arttıkça artıyor dalgalar daha da aşılmaz bir hal alıyordu. HERO’nun yaktığı meşale şiddetli rüzgarlardan sönerek ortalığı karanlığa gömdü. Heyecan içinde LEANDROS’un yolunu gözleyen HERO, yaşlı köle uyuduktan sonra gizlice sahile indi ancak orada dalgaların kıyıya attığı sevdiğinin ölüsü ile karşılaştı. Bu acıya dayanamayan HERO sevgilisine sarılarak kendini öldürdü.

Kasabalılar bu haberi duyunca yas elbiselerine bürünüp kaleye geldiler ve iki sevgilinin cenaze törenine katıldılar. Onları deniz kıyısında aynı mezara gömdüler ve onların anısına boğazın azgın sularına güzel kokulu çiçekler attılar.

1. ÇANAKKALE BOĞAZI’NIN COĞRAFİ YAPISI

Çanakkale Boğazı’nın uzunluğu orta hattan ölçüldüğünde 30 mil kadardır. Kıyıları dik ve buna bağlı olarak derinlikleri de seyir için herhangi bir kısıtlama getirmeyecek kadar fazladır. Çanakkale Boğazı kuzey, güney ve orta kesim olmak üzere üç kısımdan oluşur. Kuzey ve güney bölgesi, kuzeydoğu –güneybatı doğrultusunda uzanır, genişliği 3,5 mili bulur. En fazla genişlik kuzey sınırında 3200 metre, güney sınırında ise 3600 metredi. Boğaz ‘ın en dar yeri Çanakkale ile Kilit bahir arasındadır ve 1200 metredir.

 1.1. Derinlikler

Çanakkale Boğazı’nın Batı kıyıları baştanbaşa, sahilden en fazla 2 gominaya kadar uzanan kayalık ve sığlıklarla bezenmiştir. Sığlıkların bittiği yerde derinlik aniden 50–60 metreye kadar çıkar. Tüm seyir kanalında derinlikler 50 – 80 metre arasında değişir. Kuzeyde girildiğinde 70 metrelik ortalama derinlik Nara’ya kadar 85 metreye çıkar. Boğaz’ın en derin noktası aynı zamanda en dar yeri olan Nara’nın önündeki orta hattın üzerindeki 104 metrelik derinliktir.

1.2. Banklar

Boğazı’nın doğu kıyısındaki koylarda batı yakasına nazaran daha fazla sığlıklar bulunur. Boğazın tam girişinde Zincir bozan Bankanın kıyıdan bir mil açıktadır. Kıyı ile arasındaki derinlik 4–6 metre arasındadır. Zincir bozan Bankının üç mil güneyinde ise Çardak Bankı bulunur. Çardak Bankı sahilden bir mil açığa kadar uzanır, üzerinde 1–7 metre arasında değişen derinlikte su bulunur. Güneye doğru inildikçe Saltık Burnu arasında sahilden 0,6 mile kadar olan bölgede baştanbaşa 3–10 metre arasında derinlikler vardır. Bu sığlıklar arasında Musa Bankı ile Abidos Bankı yer alır. Nara Burnu önündeki sığlık tam batıya doğru 6 gomina denize doğru girer, üzerinde 10–12 metre derinlik vardır. Kuzeyden güneye doğru genişliği 2 gomina kadardır. Çanakkale ile Dalyan Burnu arasındaki Sarı sığlar koyunda güneye doğru genişliği 2 gomina kadardır. Çanakkale ile Dalyan Burnu arasındaki Sarı sığlar koyunda derinlik 2 metreden başlayıp 7–8 metrede biter ve açığa doğru gidildikçe aniden 25 – 30 metreye iner.

2. Çanakkale Boğazı’nın Akıntı Sistemi

Çanakkale Boğazı ‘nın kuzey ağzıyla Ege kıyısındaki ağzı arasında 20 cm lik bir düzey farkı vardır. Burada üst ve alt akıntı olarak birbirlerine ters iki akıntı sistemi vardır. Marmara’dan gelen sular üstten Ege’ye Ege suları ise alttan Marmara’ya akar. Alttan gelen tuzlu Ege suları saniyede yaklaşık 50 cm hızla ilerler, hızı üst akıntıdan birkaç kez daha fazladır. Boğazı geçen üst akıntı kenarda kıyı şeklinin neden olduğu bazı ters akıntılar oluşturur. Bu ters akıntılar Anadolu kıyılarının güney ve orta kesimlerinde daha belirgindir.

Yüzey akıntıları İstanbul Boğazı ‘na nazaran daha düzenlidir. Nara’ya kadar olan bölgede akıntının genel hızı 1,5 – 2 mil dolaylarındadır. Nara’dan sonra ise akıntı yaklaşık bir kat daha hızlı akar. Gelibolu önlerinde 2 mil, Nara önlerinde 4 mil, Kilit bahir önlerinde zaman zaman 4 mil hızla akar.

 YARIŞMA PARKURU

parkur

 

BAŞLAMA ALANI – ECEABAT

 

VARIŞ ALANI – ÇİMENLİK KALESİ

8188340273_c2884dce64_z

 

BRİFİNG VE MAKARNA PARTİSİ

 

 

 

 

hd porn hd porn hd porn hd porn